HANGİ makale 11.50- 8.00 Cm. boyutunda bir çerçeveye sığar, en geniş anlamıyla?..Hangi makale bu içi çizilmiş çerçeve kadar etkilidir ve gülümsetir; hem de acı acı?..Karikatürlerin özellikle alt yazısızlarını severdim zaten. Şu geçen yılın son aylarında ‘gazete’mizde görmeye başlayınca daha da sevdim. Selçuk mahallesinde (Kaleiçi’nde) kendi deyimiyle ‘Don Kişot’luk yapan(!) ve çizerliğini son aylarda gösteren saygıdeğer arkadaşım Ömer Güngör’ün yazısız makaleleriydi beni bunca etkileyen; yani ‘çizgi’leri…
ÖRNEĞİN 04.11.09 tarihli Antalya’da Habur’dan gelen bir yol üzerinde bir düğün-bayram şenliğini anımsatan, otobüs üstündeki yasadışı bayraklarla çalım satan PKK’li kalabalık…Ve o Habur yolunun iki tarafı, yurt savunmasında şehit olan Mehmetçik tabutlarıyla sınırlandırılmış konumu…Bu her şeyi anlatmaya yetmiş. Hükümetin Kürt Açılımı, pardon, Demokrasi Açılımı, amaaan affedersiniz, Milli Birlik Açılımı’ndan ilk sahneydi bu. Doğal olarak etkilerdi benim gibi nice okuru. Düşünmeli. Gidiş birleşmeye mi ayrıştırmaya mı doğru?..
AYNI ayın 17’sinde de, aynı ölçekteki köşede terörizmin PKK çakmağıyla ateşe verdiği Türkiye Cumhuriyeti bayrağı var. Çizgilerle tarihe mal olmuş. İnanıyorum bu yaralayıcı etki unutulmaz, sonsuza dek yaşar. Hangi sayfalar dolusu yazıdan, bir olayı, bu kadar çabuk ve bu kadar kolay anlar ve yorumlar okurlar?..
2009’UN 3 Aralık’ında aynı ölçekteki çerçeveye ‘sırtında GREENPEACE hediyesi bir tişört olan, başının üstünde tuttuğu tepsisinde de AVRUPA’DAN SATILIK 2.EL NÜKLEER SANTRAL maketi taşıyan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ı koymuş sevgili çizerimiz. Bakanın üstündeki hediye tişörtte de bir soru tümcesi: “Nükleerle yaşamaya hazır mısınız?” Ve Bakanımızdan bir yanıt baloncuğu: “EVET!.. Hazırım!..” (Nükleer felaketleri, halkına radyasyonlu olmadığını kanıtlamak için çay içme gösterisi yapan eski Bakanları unuttuk sanırım. Bir unuttuğumuz da kendi öz yurdumuzdaki doğal enerji kaynakları…) Anlatılmak istenen ise halkının sağlığına önem veren uygar dünyanın terk ettiği, bize kakalamaya çalıştığı Avrupa’yı kurtarma yatırımı…+ Aralığın 8‘indeki konu, OBAMA yönetimindeki bir makine ve AKP eliyle, ‘Ergenekon Kazısı’ yapan bir Başbakan. Kazı, TSK’nin arsasında, Atatürk Anıtı’nın dibinde yapılıyor. TSK’nin kafasından geçeni açıklayan balonlarda da ‘ünlem’ ve ‘soru’ imleri…Nasıl yabana atarsınız bu ‘çizgi makalelerini’ ?..
22’SİNDE 2009 Aralık’ının, aynı köşe TEKEL’e ayrılmış. 06 Miğferiyle gaz maskeli bir polis , yönetimi rahatsız eden TEKEL İŞÇİLERİ’ne, CHP ve MHP MİLLETVEKİLLERİ’ne, henüz tam yandaş olmamış MEDYA’ya (herhalde) biber gazı sıkıyor. O küçük çerçevenin sağ üst köşesinde ise Basın’dan alıntılanmış bir haber: “TEKEL İŞÇİLERİNİN, İŞYERLERİNİN ÖZELLEŞTİRİLMESİ NEDENİYLE ÖZLÜK HAKLARI VE KAMU KURUMLARINA GEÇİŞ HAKKI İÇİN BAŞLATTIKLARI EYLEMİN 3.GÜNÜNDE POLİS MÜDAHALE ETTİ.” O tekel işçileri ki bu güne değin hiçbir yurttaş topluluğunun başaramadığı bir direnişin simgesi oldular. Buna benzer toplu tepkiler olsaydı işler bu raddeye gelir miydi dersiniz? Tüm Cumhuriyet kazanımları haraç mezat satılırken, birleşiminden ‘devlet’ doğan kurumlar birer birer yıpratılıp gündemden düşürülürken, en güvenilir kurumumuz olan ordumuzun yerine yeni bir ordu kurma niyetleri bazı ‘prof.’larca dillendirilirken, sendikalı çalışanlardan tüm sosyal haklar budanıp hakkedilmiş gelirlerinin üçte birine ve de sözleşmeli eleman olarak çalıştırılmak önerileri dayatılırken susulmamalıydı. Sıranın bize de geleceği unutulmamalıydı. Tekel işçileri unutmadılar, susmadılar. Hükümetin TEK EL olma isteğine karşı direnişe geçtiler. ÖLMEK VAR DÖNMEK YOK! dediler. İşte bu konu da o 11.50-8.00 Cm. boyutundaki dikdörtgende yerini aldı. Çizdi Sn. Ömer Güngör, sayfalar dolusu yazmadı benim gibi.
DEĞERLİ çizerimize çizmeyi sürdürmesini, değerli Antalya okurlarına da diğer yazılarla birlikte bu köşeyi de izlemelerini naçizane öneriyorum. Sevgili Antalya çizeri arkadaşıma bana bu önemli yurt sorunlarına değinme fırsatı verdiği için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum…
Tayyar ÜNAL – 18.01.10