19.01.2010 |
Pazartesi akşamı TRT 1’de yayınlanan ve tüm izleyenlerin müthiş bir keyif aldığı ve uzun süre hafızalarından silinmeyecek bir 90 dakika vardı. Ziraat Türkiye Kupası’nda gruplardan çıkma yolunda mücadele eden ve 9 puanlı, gruptan çıkmayı garantilemiş Fenerbahçe’yi sahasında konuk eden Antalyaspor’un mücadelesi nefesleri kesti, futbolseverler futbola doydu, her iki takıma ve özellikle böylesi bir maçı evlerimize kadar getirdiği için TRT’ye gönül teşekkürlerini ettiler. Evet. Bazı maçlar vardır ki, izlerken keyif alır, izlerken farklı bir boyuta ulaştırır, bazen de unutulmaz 90 dakikaların arasına katılarak anılardaki yerini alır. Bu maç da öyle bir maçtı ve izleyenler, bu karşılaşmayı hem tribünden, hem de ekranlardan izleyenler ortak bir kararda birleştiler ve böylesi bir maçtan inanılmaz keyif alarak yerlerinde keyifle oturdular. Antalyaspor’un Fenerbahçe karşısındaki dizilişi kazanmaya kararlı bir duruştu. Bu maça gelene kadar Eskişehir ve Tokat beraberlikleri bulunan kırmızı beyazlı takımın alacağı bir galibiyet kendisini gruptan çıkarmaya yetecekti ve maçın başlama düdüğünün çalmasıyla birlikte her iki takım da kesilmeyen oyun, sahadaki mücadelenin oyunla birleşmesi ve futbolseverin bu oyundan zevk ve heyecan duymasıyla birleşti. Alex’in golüyle öne geçen Fenerbahçe’ye yanıt vermekte gecikmedi Yalçın. Bu golün sonrasında sahada inanılmaz bir çekişme ve kalite izlenmeye başladı. Her iki tarafın da maça ortak olması, maçı kazanmak adına mücadele etmesi seyir zevkini üst seviyelere taşıyordu ki ne olduğunu anlamadan ilk devre sona erdi. Maçın 2. yarısına Antalyaspor Tita’nın mükemmel asisti ve Necati’nin akıl dolu vuruşu sonrasında golle başladı. Bu golün ardından maçtaki kalite yine üst seviyelere tırmanmaya başladı. Fakat gol Antalyaspor’dan geldi. Sergey’in Necati’nin vuruşunu tamamlamasıyla skor bir anda 3-1’e gelince Fenerbahçe varını yoğunu ortaya koyarak maça ortak olmak istedi. Önce Özer, ardından Guiza’nın golleri maçı 3-3’e taşıdı bir anda, ardından maç bu skorla bitecek diye beklenirken sahneye Sergey çıktı ve plase bir vuruşla takımının galibiyetini, bir anlamda da gruptan çıkmasını sağlayan golün kahramanı oldu. Bu maçın ardından yazılabilecek o kadar şey var ki, ne yaşam sıkıntısı, ne dünya ve ülke gündemi. Bu karşılaşmayı izleyenler harika bir geceyi güzel duygularla kapattılar. Her iki takımın taraftarı için de geçerliydi bu. Neredeyse rahat iki takımın mücadelesiydi ve futbolseverler bu maçı izlerlerken futbolun gerektiğinde evlerimizden de izlenebilmesi gerektiğinde birleştiler. Şifreli yayınların hayatımıza çığ gibi düşmesiyle bu imkânı yaşayanlar şanslı, yaşayamayanlar ise böylesi amorti mutluluklarla hayatlarını idame ettiriyorlar. Ne diyelim. Ziraat Türkiye Kupası ve bu kupanın yayıncı kuruluşu TRT sayesinde ruhumuz futbola doyuyor ve teşekkürlerimiz bu kuruma yürek dolusu gidiyor.
|