04.03.2010 |
Kainatta her hareket bir ilimdir. İnsanoğlu bunlardan en azını bir tanesini bilmek mecburiyetindedir. Bilim ve ilim tatbikat sahasına geçtiği zaman bir mükemmellik bir fevkaledelik meydana getirir. Bir ilmi mükemmel bilen o ilim o kişiyi şayet ıslah etmiş ise mükemmel hale getirmiş ise o kişiler ancak o ilmi bildiklerini ifade edebilirler. Yoksa o ilim o insanı ıslah etmemiş ve güzel hale getirmemişse o kimse kendisini bir şey biliyor sanmasın. Evet bütün ilimlerin başında ortasında sonunda sabır denen ilmin yapısı gözümüzün önündedir. Demek oluyor ki sabır denen ilmi bilemediğimiz zaman menzile vasıl olabilmemiz imkansızdır. Bunun içinde kafamızı beynimizi herhangi bir şeye çalıştırırken sakın ha robot olduğumuzu düşünelim. Ne zaman ki bu düşüncemizi kalbimize intikal ettirdiğimiz zaman ancak yapılması gereken veya yapılmaması lazım geldiğini öğreniriz. Bu uğurda sırf beynimizin bize hareketlerimizi emir vermesi yine vücudumuzun güzel yetiştirilmesinden geçer. Güzel yetiştirilmeyen vücut hal ve hareketlerini de anormal şekilde yapar. Bunların içerisinde bazı olayları ifadede bulunacak olursak insanların kendilerine has manyetik alanları bioenerjileri ve etrafa yaydıkları radyo dalgaları var. Bu bizlerde olduğu gibi bütün yaratılmışlarda var. Bir bakıma bu kainat üzerinde birbiriyle anlaşabilme veya birbirine yardım edebilme transformatörü diyebildiğimiz yaşantımız içerisinde görülür. Bunlardan bir tanesini misal olarak verecek olursak iki kişi yan yana giderken biri birine etki yapabilmesi güzel yetiştirilmiş bir vücut için bunu hissedebilmek. Bir de bakarsınız ki yanınızdaki bulunan kişi sanki size bir ağırlık yapıyormuş gibi olur. Ne zaman ki o kişinin sağındaysanız soluna, solundaysanız sağına geçtiğiniz zaman o ağırlığın kalktığının farkına varırsınız. Bu üç beş kişi olduğu zaman en ufacık bir etki yapmaz, çünkü N-S kutupları nötürleşmiş hale gelir. İkinci bir misal verecek olursak herhangi bir kimsenin bir ipin ucuna bağlanan taşı lütfen döndürür müsünüz dediğinizde taşın soldan sağa döndürüldüğünü görürüz. Bu onun kolayına gittiği için bunu yapmaktadır. Vücut yapısının isteği doğrultusunda ve atmosfer dediğimiz dünyamızın yalnızca bir kimyasal oksijenini aldığımızı sanmayalım bunun içerisinde bulunan bir çok yaratıkların, bir çok mikropların, bir çok hayatların var olduğunu düşünmemiz lazım gelir. Bir kişiye lütfen şu arabanıza binin şu meydanda bir dönüş yapın desek arabasına bindiği an hiç elinde olmayarak soldan sağa olmak şartıyla döner. Direksiyon solda olduğu için değil, ortada olsa, sağda olsa yine de dönüş istikameti soldan sağa doğru. Evet ne demiştik bu kolayına geldiği için, yani vücudunun istediği için.
Sevgili okurlarım, Yukarıda bahsettiğim konuları bir köşeye sığdırmak elbette imkansız. Yaşam ve kainat üzerine düşüncelerimi yazdığım ‘’İnsan ve Kainat Üzerine Düşünceler ve Rüyaların Gücü’’ adlı kitaplarımı bir tanesi 7.00 TL’den imzalıyorum. Edinmek isterseniz Valilik arkasında Dost Müzik Evi’nde sizleri bekliyorum.
|