Bıktım usandım artık bu ilkellikten.
Altlarında son model otomobiller, lüks dairelerde yaşayan ve bir o kadar da lüks aletler kullanan insanlarımız; kendilerini yaşatan doğayı göz göre göre nasıl da tahrip ediyorlar hiç farkında değiller???
Pes doÄŸrusu!
Ali Çetinkaya Cad. tramvay yolunun ortasında kalan alan birileri tarafından devamlı oynanıyor???
Sözde yeşil alan oluşturmaya çalışanların; buradaki bir çok ağacı zaman zaman tam kökünden kestiklerini görmeye başladık!
Bu cadde boyunca bir çok adını bilemediğim bol yapraklı ağaçlar vardı, şimdi yok olmuşlar!
Çok az geçtiğim bir caddedir burası.
Geçen hafta buradan geçtim. Ahh! Keşke hiç geçmeseydim...
Vakıf Çarşısı önünde; daha yeni kesildiği (!) kesik gövdenin(!) o bembeyaz duruşundan belli oluyordu!!!
Kendini yıllarca besleyen, nice fırtınaların gövdesini uçurup atmasına fırsat verdirmeyen; o güçlü köklerin üzerinde bir elektrikli testereyle ve mutlaka BELEDİYE'de görevli bir müdürün ya da memurun emirleriyle (!) kesilmiş bir ağaç duruyordu.

Ağacın çapından kaç yaşında olduğunu bilen bilir ama benim tahminime göre en az 40-50 senelik bir ağaçtı o ağaç...
Antalya'nın sıcağında kim bilir kimleri gölgesinde dinlendirdi.
Kim bilir ne kadar kuşa anne oldu, dallarında yuvalar kurdurdu onlara?
Ama yıl 2010'a gelince; BELEDİYE'den bir yetkili o ağaç gibi daha nice ağaçları; estetik (!) amaçlı dibinden kestirdi.
Ona göre iyi olmuş olabilir ama bana göre hiç de iyi olmadı.
O ağaçları kesinceye kadar; gidip Üçkapılar'ın önünü saran çalıları söküp atsaydı daha iyi olurdu!
Taş duvarlar ve sütunlar ottan geçilmiyor.
Ahh BELEDİYE ahh!
Nasıl kıydınız o ağaçlara, nasıl???
...
Kedi köpek dostları, galiba bitkilerden "nefret" ediyorlar ki; gözlerinin önünde devrilen bu ağaçları görmüyorlar.
Yapanları kınamıyorlar!
Başka, başka kimler görmeli bu ağaçların kesildiğini ve kesenlere karşı normal bir şekilde "tepki" göstersinler??
Kimler?
Milletvekilleri mi?
Bürokratlar mı?
Memurlar mı?
Partililer mi?
Öğretmenler mi?
Doğa sevgisi nedir öğrenemeyen öğrenciler mi?
Rekor sayıdaki "Fuzuli İşler Dernekleri" mi?
Benim karikatürlerime de anlamadan kızan cahiller mi?
Hiç kimsenin umurunda değil "doğa"nın ya da "hayvanların" katledilmesi!
Hele hele Belediye gibi resmi yerlerde çalışanların hiç sevmediği şeylerdir böyle şeyler...
Birisi "ÅŸikayet" etmiÅŸtir:
"Dükkanımızı kapatıyor" diye, tamam, "vur beline kazmayı"...
...
Bugün gördüm; Kaleiçi'nde "çatısından kiremit düşüyor, tehlike arzediyor" nedeniyle (!) yıkılan evlerin arsaları "otopark" olmuş durumdadır.
...
Birilerinin arzularını lütfen "emir" kabul etmeyin.
Çevreyi, halkı, tarihi ve geleceği düşünün.
Siz Belediye'siniz.
Åžehrimiz size emanettir.
Emaneti lütfen koruyun.
Kesmeyin!..
:::
70'LİK HİPPİ

Onu Kaleiçi'nde gezerken görmüştüm.
Başında renkli bir takke, elbiseleri ince, ayağında çorap yoktu..
Sakallı, kırmızı yüzlü, mavi gözlü bir turistin nereli olduğunu da merak etmiştim ama o uzaktan gelip geçivermişti.
Bir kaç gün sonra tesadüfen onu karşıdan gelirken gördüm.
Selam verdim, aldı. Yanımdan geçerken:
"Ben de senin gibi turisttim" deyince durdu!
1973 yılında "iş bulmak" amacıyla turist olarak Almanya'ya gitmiştim.
Ama normal elimde "valizle" değil de; sırtımda "sırt çantası" ile dolaştım oraları. Ekonomik olduğundan "otostop" seyahat ettim.
Yunanistan, Yugoslavya, Avusturya, Almanya, Danimarka, İsveç, Belçika, Hollanda, Fransa, İngiltere ve İspanya'ya iş araya araya geldim.
Beş ay sonra; İspanya, İtalya, Yugoslavya, Bulgaristan üzerinden Türkiye'ye tam "Boğaz Köprüsü"nün açıldığı gün döndüm.
Seyahatim boyunca kılık kıyafetim onlara benzemese de onların arasında kaldım. Bazen kamplarda, bazen evlerde, karavanlarda konakladım.
O zamanlar da "hippi" denilen bir grup "barış sever gençlik" tüm dünyada geziler yapıyorlardı.
"SAVAŞMA SEVİŞ" diyorlardı.
...
İsveçli olan bu turist arkadaşın o zamanlardan kalma bir "barışsever" olduğunu hemen anlamıştım.
O da, benim gibi "neslinin son örneklerinden" birisi olarak "mutlu" bir şekilde yaşamaya devam ediyordu.
Hikayemi anlattım. Sevindi. Mutlu oldu.
Bir kaç gün sonra atölyeme beni ziyarete geldi.
"YAŞASIN BARIŞ" dedik, "kanka" olarak beraber fotoğraf çekindik.
Ama onun bu kendi kendine verdiği poz hoşuma gittiği için, yayınlamaya karar verdim.
...
Lütfen sizler de bu "ihtiyar delikanlı"ya dikkatle bakın.
Yaşını bile göstermeyen ne kadar "mutlu" bir görüntüsü var değil mi?
Neden?
Siz söyleyin neden???
:::
YEREL BASIN OKUYORMUSUNUZ???
Antalya'da siz okurları için her gün çıkan bir çok yerel gazete var.
Alıp okuyor musunuz?
Lütfen, "yerel basın"ı yanlız bırakmayınız.
Okuyunuz ve okunmasına katkı sağlayınız.
...
SİZ EY REKLAM VERENLER:
Ulusal basına verdiğiniz "reklam"lardan, yerel basın okuyucularını da "ihmal" etmeyiniz.
:::
Lütfen not alınız:
Antalya Gazetesi'nde çıkan tüm köşe yazıları, gazetenin internet sayfasında yayınlanmaktadır.
www.antalyagazetesi.com.tr