Gün geçmiyor ki katliam gibi kaza haberleriyle irkilmeyelim. Akan trafikte babasının kucağında direksiyon tutan sabiler, kendi kendine hareket ediyor sanılan arabalarda kellesi dahi gözükmeyen çocuk sürücüler, tamponunun arkasında: “filanca sağ olsun” yazılarıyla ölüme davetiye çıkartan sürat tutkunları, koltuk sayısının iki, hatta üç katı fazla yolcu paketleyen toplu taşıt kaptanları, indirdiklerini minibüsüne tekrar bindirirken sığdıramayan iddiacı manyaklar, “tekerleğim döner gazla, bana alkol niye fazla” dizeleriyle coşan katiller, levhaları hedef tahtası yapan sapıklar, görevlilere kırk dereden yağlı su getirmeye çalışan ucuz lafazanlar, hayvanları ezmekten keyif alan vampirler, yağmurlu havalarda su savurmaktan karnı kasılan züppeler, geniş egzozuyla yedi mahalleyi ayağa kaldıran şımarıklar, klaksonla, müzik setleriyle caka satan utanmazlar, daha hangisini sayayım bu berduşların!
Çiftçi tarlasını sürerken, herkin çizisine yatan küçük öküzü bırakıp büyüğü dövüyormuş, buna şahit olan kişi; “Asıl kabahatli uzanmış, sen ayaktaki günahsıza kötek atıyorsun, bu işte bir yanlışlık yok mu?” deyince rençper, elindeki değneğe dayanarak; “o göz kırpmasa bu yatmaz” diye cevaplamış.
Bahsettiğim konuda dünyada ender ülkelerden biriyiz. Elbette ki kaçınılmaz son daima pusuda bekleyecektir. “Görünen köy kılavuz istemezmiş”. Caydırıcı tedbirler hem de en sertinden uygulanmalıdır ki milli servetler heba olmasın, ocaklara ateş düşmesin.
Ağalar bilir
Tezgâhtan anlamaz Pazar etmeyiz
Malın iyisini ağalar bilir
Çanağa tekneye nazar etmeyiz
Yalın iyisini ağalar bilir
Gönü gömlek diye garip soymadık
Yetimin hakkını yiyip doymadık
Kovana peteğe haciz koymadık
Balın iyisini ağalar bilir
Ekmek için inim inim inleriz
Hortum kılıf öğrenmedik canlarız
Kuyruklu kumaştan biz ne anlarız
Şalın iyisini ağalar bilir
Yıllara hükmeden üç beş dakkayı
Sahte ihaleyi gizli cukkayı
Bozuk teraziyi eksik okkayı
Alın iyisini ağalar bilir
Bir defa uğramaz yanına kıran
Mutlaka bulunur derdini saran
On senede onbir kocaya varan
Dulun iyisini ağalar bilir
Gözlerini tilki gibi süzecek
Batacak bankayı hemen sezecek
Paris’te eğlenip Nis’te gezecek
Kulun iyisini ağalar bilir
Son sözü söyleriz her daim başta
Bu yüzden kaldık ya Özcan’ım boşta
Avanta sunacak züppeye puşta
Yolun iyisini ağalar bilir