BENİ tanıyor musunuz? ŞÖYLE bir bakışta beni başka dillerden ayıran temel özelliklerimi görebilir misiniz? ELBETTE yüzde yüz kesin bir doğruya ulaştıramasam da sizi ona yakın bir sonuca götürebilirim sanıyorum; çünkü ben, beni sizlerden daha iyi tanıyorum. “İSTİSNALAR kaideyi bozmaz!” özlü sözünün sürekli geçerli olacağına da , içten inanarak aşağıdaki açıklamalara şöyle bir göz atalım mı? Sözcüklerimizin etnik kimliğini (son yıllarda etnik kimlik araştırmak moda ya!) dikkate alarak, onları bir süzgeçten geçirelim mi? BENİM sözcüklerin bir kök anlam üzerine kurulmuştur. Sözcüğümün köküyle o köke türlü son ekler alarak verdiği anlam uyum içindedir.( Benim sözcüklerimde ön ek almak yoktur. Na+müsait, oto+biyografi, maa+teessüf gibi…) Örneğin KELİME nedir? Kökü benden midir? Oysa SÖZCÜK ‘söz’den türemiştir. Sözü bilirsiniz. ULEMA’nın kökü nedir? Elbette bilenler vardır ama benden değildir o sözcük. Oysa BİLGİNLER denseydi, bilmek kökünden türediği için Türk kökenli bir sözcük olarak bilinecek, tanınacaktı. TALEBE’nin değil ama ÖĞRENCİ’nin neyden türediğini pek iyi biliyoruz değil mi? BENİM sözcüklerim BCDG harflerinden biriyle bitmez, bitmişse incelemek gerekir: O sözcük nereden gelmiştir? P’yle,Ç’yle, T’yle,K’yle biter o tip sözcükler bizim bayrağımızın altındaysa…HAC’la HAÇI, SAC’la SAÇI, AD’la ADI istisnalar sınıfına koyalım ama…Yazılışça benzeyen fakat anlamca ayrı böylesi sözcükler kuralı bozmazlar doğal olarak. Bir de şu var: Bu PÇTKyle biten sözcükler ünlüyle başlayan bir ek alırlarsa yumuşayarak B’ye, C’ye, D’ye G ya da yumuşak G’ye dönüşürler.(Örneğin:çorabı, ağacı, tokadı, çelengi ya da tarağı biçimini alırlar.) BENİM sözcüklerimde 8‘i ünlü, 21’i ünsüz olmak üzere 29 harf vardır. 21 ünsüzün tümü önlerine ‘e’ ünlüsü getirilerek okunur: KA değil KE, HA değil HE, ENTİVİ değil NETEVE diye okunur benim ünsüzlerim. Sözün özü benim ünsüzlerim yanlarına ‘e’ ünlüsünü almak zorundadır benim ülkemde ses veriyorlarsa… BENİM sözcüklerim Büyük Ünlü Uyumu Kuralı’na uyarlar. Yani ilk hecesinde kalın ünlü varsa diğer heceler de kalın; ince ünlü varsa diğer heceler de ince ünlüyü alırlar.(Kalın ünlüler: AIOU, ince ünlüler: EİÖÜ harfleridir.) Örneğin: odun+cu+luk, İnce+cik+ten…Fakat Hümeyra gibi, Vahdettin gibi, alem gibi sözcükler kurala aykırı örneklerdendir. KÜÇÜK Ünlü Uyumu Kuralı da benim kurallarımdan biridir. Bir sözcüğün ilk hecesinde düz ünlü varsa diğer hecelerde de düz; yuvarlak ünlü varsa diğer hecelerde de ya düz geniş ya da dar yuvarlak ünlü olmalıdır. (Düz ünlüler:AEIİ; Yuvarlak ünlüler: OÖUÜ; bir de geniş ünlüler vardır: AEOÖ; dar ünlülerim vardır: IİUÜ gibi) Birkaç örnek: Tahtacılık+ Ocaklar+ Odunluk … ÜNSÜZ ikizlemesi olmaz benim sözcüklerimde. Tayyip, kezzap, hünnap gibi sözcükler dışarıdan girmiştir sayfalarımıza. YAN yana iki ünlü varsa o da dış alım ürünüdür: Realite, aile, saat gibi… ÇİFT ünsüzle başlayan sözcük görürseniz etnik kimliğini gözden geçirin Ya kaçak, ya da yasal yollardan ama kesinlikle dışarıdan girmiştir ülkemize: Gram, tren, flaş gibi… GÖRDÜĞÜNÜZ ya da okuduğunuz bir sözcük JİMCİĞİN ZIRVALARI tamlamasındaki ünsüzlerden biriyle başlıyorsa bizimle ‘barışi çinde birlikte’ yaşamak istiyordur; sayıları beklenenden az da olsa, çok da olsa… BU açıklamalara aykırı örneklerle karşılaşırsanız rahat olun. “İstisnalar kaideyi bozmaz!” dedik ya!..Ayrıca bu açıklamaları yetersiz bulabilirsiniz elbette. O zaman hemen bakın Türk Dil Kurumu (TDK) ya da TÜRK DİL DERNEĞİ (TDD) Yazım Kılavuzlarına… Tayyar ÜNAL – 22.07.10 Gazipaşa -ANTALYA
|