Şikayet Kutusu


Kubilay ELDEMİRCİ

Afife Demirtaş


Ömer Güngör

Mustafa Doğan



Tayyar Ünal

Ayşegül Tezcan




Fatma AYDOĞDU



Selahattin Yetgin

Nizamettin Özmen

Mehmet Yaşar Kolağası

Selim KAZAK

Nermin Kaçar




Site İçi Arama
Arama terimlerinizi girin

Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.

ANKET

DÖVİZ KURLARI
USD
 1.5066 YTL
EURO
 1.9334 YTL
POUND
 2.3221 YTL

Reklam Verin
 
 
 Hüsamettin Kural
ANTALYA’YA “Beş yıl ara”
26.07.2010

1955 yılı, Kural ailesi için heyecanlı ve değişik bir yıl olacaktı..Ben beş ,kardeşim ise  üç yaşındaydı o yıl..Babam, Orhan Kural 1948 yılı mezunuydu İstanbul Tıp Fakültesinden..İlk memuriyetini hükümet  doktoru olarak Serik’te yapmış ve beş yıl pratisyen hekim olarak  burada kalmıştı..Artık ihtisas yapmak istiyordu.. Bunun için Ankara’ya taşınmamız ve önümüzdeki beş-altı yılı başkentte geçirmemiz gerekiyordu..Babam Ankara  Numune Hastanesin dahiliye servisinde asistan olarak göreve başlayınca,bizlerde Antalya’da Bahçeli evlerde, Erkek Sanat Enstitüsü’nün hemen yanındaki,o senelerde  yeni yapılan ve   iki  katlı evlerden  biri olan,Nihat Yakut Ap. nın( o zaman iki katlı evlere ap. deniyordu) birici katından ayrılırken gözlerimiz yaşlı,hayli telaşlı olarak Ankara’nın yolunu tuttuk..
              Çocukluğumun Antalya’sına ara verdiğim beş yılı Ankara’nın “Cebeci Dirim sok.”da  anneannemlere ait üç katlı evin orta katında,(Siyasal Bilgiler Fak.yatakhanesinin  yanındaki sokaktır) geçirdiğim günleri ve ilk okul yıllarımı hiç unutamam..Bir çok haylaz yaşıtım  vardı oturduğumuz  sokakta.!! Uzun,dar bir sokaktı ama akşama kadar üç bilemedin beş araba geçerdi.. Çok sakin, huzurlu ,yaşlı insanların bol olduğu asude bir yerdi ..Oyun bizim için sokak demekti..!!  Ama futbol bir başkaydı ..Bizlerde futbol oynardık doyasıya hiç bıkıp usanmadan.. Doğru dürüst topumuz bile olmazdı çoğu kez, ,gazete kağıtlarını  topak yapar  sıkı sıkıya iplerle bağlardık  öyle maçlar yapardık.. Bazen mahallede sünnet filan olurdu da arkadaşlardan birisine  şöyle adam gibi  (iç lastikli)  futbol topu gelmişse eğer,kocaman memesini sokacak yer bulamaz, kıvırır dış kısmının içine ittirir sıkıştırırdık bu seferde orası dışa doğru sert bir şişlik yapar ki biz buna” get” derdik, olurdu size “yamuk elips” bir top..!!” Hele birde meme kafaya geldi mi, yandım Allah..!! Akşama kadar acırdı…O yıllarda böyle futbol topu filan  almak zengin işiydi, futbol topunu ancak rüyalarımızda görürdük okşar severdik,zaten doğru dürüst lastik top bile bulamazdık..Hele bisiklet.!! Babama yalvarırdım “ne olur bak okula da başladım bana bir bisiklet al” diye,babam oralı olmazdı pek duymamazlık dan gelirdi. Bisiklet öyle kolayca hemen  alınabilecek bir şey değildi . Zaten mahallede bir -iki tane bisiklet vardı bizde  imrenir dururduk onlara..Daha çok sonraları öğrendim ki babacığımın asistan maaşı ile bize ithal bisiklet alması o yıllarda çok ama çok zor bir olaymış...Dirim sokakta ki ilk okul yaşamım,arkadaşlarım ,üniversiteli ağabeylerimizle yaptığımız maçlar,küçük olduğumuzdan (bizleri maçlarda kaleye koyarlardı), Evin haberi olmadan  Cebeci Çayırında bisiklet kiralayıp turlamalar,ve akla gelen her türlü oyunları oynardık,olmadı oyun icat ederdik..gece bile mahallede çıkıp sokağa oynardık.Kış geceleri lapa lapa kar yağarken “Boza”cıyı kar  topuna  tutuşumuz ,elma ağacı dolu bahçemizde elma  savaşları, bir çok kişinin aynı anda ferdi olarak oynadığı bir futbol oyunu olan “Japon Kalesi” (herkesin ayrı bir kalesi olurdu) öyle oynanırdı…
           Ankara maceramız 1961 de son buldu..İlk okulu bitirmiştim..Babam ihtisasını tamamlamış “Dahiliye mütehassısı” olarak memleketi Antalya’ya dönmüştü artık. Daha sonraki yıllarda SSK Dispanserini  ve Antalya SSK Hastanesini açacak ve ilk başhekimi olarak kentin tarihindeki yerini alacaktı...Ben ise bu gün bile ayrı kalamadığım, hayatımın her döneminde her zaman beraber olduğum ve kader birliği yaptığım bazı arkadaşlarımla birlikte  “Merkez Orta Okulu’nun” birinci sınıfına adımımı atacaktım..Ama Ankara’da yaşadığım o çocukluk sokağımı unutmayacak her gidişimde ziyaret edecektim..Tren isi kokan havasını  buram buram içime çekip  koklayacak, ta evimizden duyulan tren düdüğünün sesini  her zaman hatırlayacaktım.Yıllar sonra Cebeci ‘ye   gittiğimde  evler ve  mahalle çok değişmişti  ama sokak yine aynı eski sokaktı , evler  apartmanlara dönüşüp yükseldikçe  daralmış, sokak kısalmıştı  sanki..Olsun varsın  mahalle ne kadar yeni olursa olsun,bendeki hatıraları eski ya…!!!!

 DİRİM  SOKAK   (1955-60)Ank.
Küçücük bir çocuktum Cebeci’de.
bayılırdım macun ve  horoz şekerine,
hele hele o çıtır Ankara simidine.
kokusu bütün sokağı kaplardı mis gibi,
bir arkadaşım vardı babası pilottu,adı Tayfun,
birde” peugeot” bisikleti vardı dillere destan.
görünce içimiz gider, hayran hayran seyrederdik,
tertemiz asfaltın üzerinde gelin gibi süzülüşünü.
ya o kalın lastikli tekerleklerin asfalttaki  sesleri,
bu gün gibi hala kulaklarımdadır.
yanımızdan hafif tebessümle geçerken,
bizler arkasından kıskanarak el ederdik.
dirim sokakta genç ağabeyler, ablalar da vardı.
sanırım o zamanlar liseye gidiyorlardı.
hele içlerinde bir tanesi vardı ki,adı Belma idi..!
hepimiz,mahallenin bütün çocukları ona hayrandık.
ama onunda sarı saçlı yakışıklı bir sevgilisi vardı,adı İlker…
evlerinin tam karşısındaki evde oturur,
pencereden işaretleşirlerdi.
bizler ondan hiç hoşlanmaz görünce somurturduk.
top oynardık akşama dek,şirin sıcacık sokağımızda.
çoğu kez Japon kalesi,yakan top,ara sıra  istop.
evlerimiz bahçeliydi boldu meyve ağaçları.
elma savaşları yapardık, ayva çalardık komşudan.
hele bir kayısı  ağacı vardı ki,geçilmezdi bademden,
yaklaşamazdık, çünkü utanırdık el alemden.  .
“Cebeci Dirim sokak,” çocukluğum,
tren isi kokardı Ankara ‘nın  kışları,
kırmızı damlarda üşüyen sığırcıklar.
soğuktan mı, Aşktan mı neden bilinmez?
sarmaş dolaş sevişen kumrular.
evet, evet hepsi elli sene evvel,
“Ankara Dirim sokakta öylece,
ölesiye benimle kaldılar…

Cebeci Dirim sok..   Anılarım..



Bu Makale için Yazılan Yorumlar

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
31.08.2010 - BAZEN GÖKYÜZÜNÜ SEYREDERMİSİNİZ..??
23.08.2010 - KAFKA’NIN SELAMI VAR…!!!
18.08.2010 - DENİZ KIZI..!!
09.08.2010 - BİR RESİM ANLATIYOR ŞİMDİ..
26.07.2010 - ANTALYA’YA “Beş yıl ara”
05.07.2010 - GİDERAYAK….!!!
28.06.2010 - SANAT VE ALKIŞLAR…
22.06.2010 - ESKİ BİR YAZDAN..!! “Bir yazı”
12.06.2010 - HOŞ-BEŞ..!! "bir sergi"
07.06.2010 - “AŞK BAHÇESİ” (Bu gün matine de)
31.05.2010 - HOŞ-BEŞ..!!"bir sergi"
24.05.2010 - "IŞIKLAR" IŞILDIYOR…
16.05.2010 - YAŞLANDIK-ÇA.!!
09.05.2010 - FAYTONLAR….
02.05.2010 - YAZ GELİYOR YAZ!...
25.04.2010 - ÇEVRE,SANAT,GÖSTERİ VE YARATICILIK…!
19.04.2010 - MAZİYE YAKILAN MANİ..!!
12.04.2010 - KOLAJ…“Bir yazı buketi”
02.04.2010 - ARAPSUYU ve GENÇLİK…
23.03.2010 - FELSEFİK HAYAT…
21.03.2010 - FELSEFİK HAYAT…
14.03.2010 - “ALBÜM den”…
08.03.2010 - SEVDALIM KENT…
01.03.2010 - YILLAR GEÇERKEN…
21.02.2010 - BİR ANLATABİLSE AH…!!!
11.02.2010 - RADYOLAR…
01.02.2010 - EN STERİL SERVİS..!!! "gözünüz arkada kalmasın.."
25.01.2010 - SENİ UZAKTAN SEVMEK…“aşkların en güzeli”
19.01.2010 - DÜŞEN BİR YAPRAĞIN ARDINDAN…!!!
11.01.2010 - İSTANBUL'A GELDİK ; "GARİ", "GARİ" DEMEYELİM "GARİ"…!!!
04.01.2010 - “2010” VE İKİMİZ..!!!
22.12.2009 - ESKİ BİR YILBAŞI..
14.12.2009 - KÖRFEZİN HİKAYESİ?
07.12.2009 - TOPHANE'DEN EL SALLADIM İSKELEYE..!!
01.12.2009 - AŞK GEMİSİ 68.. "öyle derdik biz"
23.11.2009 - SABO?nun SEFİLLER?i !!...?
13.11.2009 - BİR GÜN DAHA BİTERKEN..!
09.11.2009 - ŞAİR NASIL DÜŞÜNÜR..???
04.11.2009 - EL ELE ANTALYA...!!
26.10.2009 - İHTİYAR LEYLEK..!!!!
16.10.2009 - OKUL YOLU..!!
11.10.2009 - MELTEM?İ ÇAĞIRIRKEN?! ?sesimiz kısılırdı?
06.10.2009 - BEYAZ KUĞULAR, YİNE KÖRFEZDE DANS EDECEK.!!!
02.10.2009 - BİR ÇİFT GÜVERCİN?.!!
25.09.2009 - TANIDIK ÇAKILLAR..
23.09.2009 - LİSELİ OLMAK GÜZELDİR..
18.09.2009 - BAYRAM VE ÇOCUKLAR..!
13.09.2009 - BAZEN YAZMAK GELİR İÇİMDEN..
07.09.2009 - ?GAZETEM ?ANTALYA..?
02.09.2009 - ÖNCE SAĞLIK..
18.08.2009 - KUMSALLAR BOYUNCA HEP..!!
06.07.2009 - HIDIRLIK PARK KONSERLERİ HIZ KESMİYOR..!!!
27.06.2009 - MÜZİK HAYATTIR..!! -Her yaşta-
22.06.2009 - İÇ BADE, SEV GÜZEL?.
18.06.2009 - DÜNDEN BU GÜNE?-Antalya geceleri..-
13.06.2009 - AK DENİZ HEYKEL?İ?!
06.06.2009 - GİT.! demek kolay mı.??
01.06.2009 - BİR SERGİ …“Art-Park”
21.05.2009 - KÜLTÜR-SANAT VE KENT….
17.05.2009 - BİR RESİM ANLATIYOR ŞİMDİ..!!!!
04.05.2009 - BAHAR & BEN…
28.04.2009 - AŞK VAR MI HALA..?“yüreğinde”
27.04.2009 - İSKELEDE BİR SABAH..
21.04.2009 - DÖNÜP BAKINCA.!!“şöyle arkama”
09.04.2009 - AK DENİZ MEDENİYETLERİ’YLE..!!!“ her hafta beraberiz”
03.04.2009 - TON TON Zeynep...
24.03.2009 - KARDEŞİM, “Haluk”


Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden

www.antalyagazetesi.com.tr web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyagazetesi.com.tr'nin onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.