Şikayet Kutusu


Kubilay ELDEMİRCİ

Afife Demirtaş


Ömer Güngör

Mustafa Doğan



Tayyar Ünal

Ayşegül Tezcan




Fatma AYDOĞDU



Selahattin Yetgin

Nizamettin Özmen

Mehmet Yaşar Kolağası

Selim KAZAK

Nermin Kaçar




Site İçi Arama
Arama terimlerinizi girin

Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.

ANKET

DÖVİZ KURLARI
USD
 1.5066 YTL
EURO
 1.9334 YTL
POUND
 2.3221 YTL

Reklam Verin
 
 
 Kubilay ELDEMİRCİ
Nihayet mutlu son
29.07.2010

Geçtiğimiz haftaki ‘Artık bu son olsun’ başlıklı yazımdan sonra Basın Enformasyon Şube Müdürü Nilüfer Balkaya aradı ve hafta içinde Antalya Minibüsçüler Odası Başkanı Mustafa Gönenç ile yaptıkları görüşme konusunda bilgilendirdi.
Öncelikle Sarı Basın Kartlı gazetecilerin toplu ulaşım araçlarında yaşadığı sıkıntıların sona ereceğini gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Zira Balkaya, yapılan görüşmede gazetecilere bizzat Başbakanlık tarafından verilen Sarı Basın Kartının önemini Gönenç’e hem anlatmış hem de bunun yasal bir hak olduğunu belgeleriyle göstermiş. Gönenç’te konuya olumlu yaklaşarak, Sarı Basın Kartı örneklerini minibüslere asmaya başladıklarını söylemiş. Dolayısıyla Basın Enformasyon Şube Müdürlüğü ve Minibüsçüler Odası, olayı sahiplenerek sorunları büyük ölçüde ortadan kaltırmaya yönelik adım atmış oldular. Meslektaşlarım adına kendilerine teşekkürlerimi sunuyorum.

BASINDAN HABERLER.. BASINDAN HABERLER..

KENAN’I EVLENDİRDİK
Basın İlan Kurumu çalışanlarından Kenan Çakın arkadaşımız geçtiğimiz hafta içinde Derya Doğu ile dünyaevine girdi. Genç çiftlere ömür boyu mutluluklar diliyoruz
24 TEMMUZ ANISINA..
Basında sansürün kaldırılışının 102’nci yılı anısına 24 Temmuz Cumartesi günü Antalya Dedeman Otel’de “Ateş ve Su” konulu bir fotoğraf sergisi açıldı. Sergide Hasan Özkay fotoğraf yarışmasında ödül alan 2009 yılının en iyi fotoğrafları ile İHA Bölge Müdürü Cafer Eser arkadaşımızın savaş dönemlerinde çektiği sıcak görüntüler fotoğraf severlerin beğenisine sunuldu
 BAYRAM GAZETESİ
Antalya Gazeteciler Cemiyeti, önümüzdeki Ramazan Bayramında her yıl olduğu gibi yine bayram gazetesi çıkarmayı düşünüyor. Özellikle işsiz kalan gazetecilerin katkılarının beklendiği gazete için önümüzdeki günlerde duyuru yapılacak.
CHECK-UP’I UNUTMAYIN
 Antalya Gazeteciler Cemiyeti ile Medicalpark Hastanesi arasında gazetecilere yönelik “CHECK-UP” anlaşması yapıldı. 7 Ağustosa kadar geçerli olacak olan “CHECK-UP" tan yararlanmlak isteyen meslektaşlarımızın Medicalpark Hastanesinden (Aşkın AVCUOĞULLARI -0 530 5107719) randevu almak gerekiyor.

HAFTANIN FIKRALARI.. HAFTANIN FIKRALARI..
 
O BİÇİM RAHİP
Bir rahibe ıssız bir yerde yürürken adamın biri üzerine atlayıp onu çalılıkların arasına sürüklemiş ve tecavüz etmiş. Sonra da "Söyle bakalım..." demiş keyifle pantolonunun kemerini sıkarken.
"Şimdi Baş rahibeye ne diyeceksin?. ."
Rahibe, "Yolda yürüyordum, üzerime biri atlayıp beni zorla çalılıkların arasına götürdü ve beni iki kere becerdi diyeceğim.." demiş,
Adam şaşırmış,
"Ne ikisi?.. Bir yaa.. bir..!
Rahibe dudak bükmüş:
"Neden?.. yoruldun mu?..
 
ASLAN VE İNEK
Bir gün aslanla öküz beraber takılıp kafa çekmeye başlamışlar.
Aslan saate bakmış:
-Oooo çok geç olmuş benim gitmem gerek demiş.
Öküz:
-Otur işte daha yeni geldik biraz takılır gideriz demiş.
Aslan:
- Yok ben kalkayım demiş evde hanım merak eder şimdi demiş.
Öküz:
- Sen ki koskoca ormanların kralısın bütün hayvanlar senden korkar, sende hanımdan mı korkuyorsun deyince Aslan cevabı patlatmış:
- Öküzzzz beni evde bekleyende aslan, senin ki gibi inek değil.

KADININ FENDİ
Adam karısını arayıp “İhaleye hazırlanacağız, geç kalabilirim, beni merak etme!” bahanesi ile sekreterini yemeğe götürmüş. Yemek sonrası otele gitmişler. Saatlerce süren muhteşem bir beraberlikten sonra adam banyoda giyinirken aynada boynunda biraz önceki vahşi seksten kaynaklanan bir morluk oluştuğunu görmüş.. “Karıma ne söyleyeceğim?” diye panikleyerek tutmuş evin yolunu.. Ön kapıdan girince, evdeki köpek sevinçle üzerine zıplayınca adam köpekle boğuşur gibi yapıp bir eliyle boynunu tutarak kendini halının üzerine atmış. Biraz sonra yüzünde büyük bir acı ifadesi ile ayağa kalkmış, kendini şaşkın şaşkın izleyen karısına “Bak karıcığım köpek boynuma ne yaptı!” diye boynundaki morluğu göstermiş.. “Atalım evden bu hayvanı!” demiş karısı bluzunun düğmelerini koparırcasına açarak, “Bak.. Bak.. Benimde göğüslerimi biraz önce ne hale getirdi!..”

++++++++
Türkiye'nin en güzel küfür eden adamı... 
Yıllar önce ODTÜ'de yaptığı bir konuşma...
Üç bin kişilik mimarlık amfisi tıklık tıklım dolu, hatta onu dinlemek için ayakta kalan onlarca kişi var...
Can Yücel konuşmaya şöyle başlar:
- Biz hiç bi bok olamadık!
Salondakiler bir anda neye uğradıklarını şaşırırlar. derin bir sessizlik kaplar ortalığı...
Salona gelmeden önce 3 bira ve yarım votka içmesine rağmen muhteşem bir konuşma yapar. Hiç şüphesiz bol küfürlü bir konuşma...
Söyleşinin soru-cevap kısmında ön sıralarda oturan hanım hanımcık bir kız öğrenci parmak kaldırıp can yücel'e şöyle sorar:
- Can bey, bizler şiirlerinizi ve düşüncelerinizi çok beğeniyoruz, size büyük bir saygı duyuyoruz ama konuşmalarınızda çok fazla küfüre ve argoya yer veriyorsunuz, küfürlü konuşmasanız olmaz mı?
Can yücel önce susar, sonra yavaşça doğrulur, o kocaman ellerini kürsünün üzerine koyup:
- Küfür, burjuvazinin ağzında bir lağım çukurudur... küfür, işçi sınıfının ağzında bir çiçektir!..  deyince salonda müthiş bir alkış kopar.
Sonra tamamen ayağa kalkıp şöyle bitirir konuşmasını:
- Arkadaşlar bugün de çok kafa s.ktim!!!
xxxx

Can Yücel, vakti zamanda bir yazısında adamın birisine 'göt' dediği için dava açılmış.
Mahkemede Can Yücel şunu anlatmış:

Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı köylüler.
Koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere.
Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler.
Köydeki herkese sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya.

Hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi köylü. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder.
Bütün köylü toplanır santrale, muhtar arar, 'biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor bey' felan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler.
Muhtar döner, ama arkasına: 'makattan verin dedi dohtor' der.
Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen yoktur yine.
Hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya.
İhtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına karar verilir. Yine kimse aramaz istemez doktoru. Nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: 'çok kızacak dohtor çok!' diye.
Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine. Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
'çok kızacak demiştim; g.tüne sokun dedi'
Yani işin aslı hakim bey 'bizim orada g.te g.t derler'

xxxx

Bir sergide ortada dolanırken, alımlı bir kadın heyecanla yanına gelir:
- Can bey, tanıştığımıza ne kadar memnun oldum anlatamam. Sizin en büyük hayranınızım.
Can Baba sırıtır:
- Demek öyle, yatalım o halde?
kadın küskün bir ifadeyle bozuk atar:
- Aşk olsun can bey!!
Can Baba cevaplar:
- Aşk da olacak elbet..
xxxx
Can Babaya bir mahkeme çıkışında soru soran gazeteci şu dörtlüğü cevap olarak alır:
'Ne yorum ne forum
Belki yarın konuşurum
öyle gitti ki durum
soru sorana korum'
xxxx
Bir televizyon programın da genç bir öğrenci soracak soru bulamadığından herhalde şunu sorar
- Hangi takımı tutuyosunuz?
Can baba cevap verir,
- Eşim ve ben genellikle benim takımlarımı tutuyoruz...
xxxx
Can Yücel'e sorarlar:
- Efendim nedir bizim memleketteki bu sağcılık solculuk davaları?
can baba:
- Bu ülkede sabah kalktığında malafat eğer sağ tarafa kaymışsa sağcısındır, yok eğer sol taraftaysa solcu..
- Peki sizinki ne tarafta?
- İleride daima ileride
xxxx

"Seke seke geldik..  S..ke  s..ke gidiyoruz..." sözlerinin sahibi büyük şair Can baba, bir takım hayranları ve arkadaşlarıyla bir yerlerde içer, sohbet eder.
Aynı grup, sabahın 5'i 6'sı gibi pek de kimsenin bulunmadığı kıbrıs şehitleri caddesinde yürürken, şair birden durur ve yere yatar.
Yanındakiler de hemen aynı şeyi yaparlar.
Şair, gözlerini kırpmadan gökyüzüne bakmaktadır.
Yanindakiler de sıra sıra yerde yatmakta, gökyüzüne bakmaktadırlar. Hayranlardan birisi dayanamayıp sorar:
- Baba, ne görüyorsun, bize de söyle...
Ondan ulvi ya da şairane bir söz bekleyen vatandaş, aldığı cevapla şok olur:
- Çok sarhoşum .m.na koyim.



Bu Makale için Yazılan Yorumlar

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
25.08.2010 - Mazeretim var!..
18.08.2010 - Osman Şan kodese düşerse..
11.08.2010 - Cin Fikir’li gazeteci ve “Altıpatlar”
05.08.2010 - Bu nasıl, ne hoş ve ne asil bir uzuvdur!..
29.07.2010 - Nihayet mutlu son
21.07.2010 - Artık bu son olsun!
14.07.2010 - Basın bültenleri en azından bir bilene yazdırılmalı
07.07.2010 - ‘İhtiyar Delikanlı’yı kaybettik
01.07.2010 - Lüksemburg'a gitmek ister misiniz?
23.06.2010 - Mesleğimiz şerefimizdir
17.06.2010 - GÖZDE'NİN BAŞINA GELENLER
09.06.2010 - Siyasetle ilgilenmeyen aydınları bekleyen kaçınılmaz sonuç
03.06.2010 - Gazetecilik ve öngörü
27.05.2010 - Sarı Basın Kartı olup da fırça yemeyen var mı?
20.05.2010 - Başarı ödüllendirildi
12.05.2010 - Sarı Basın Kartına iade-i itibar
05.05.2010 - Gözlerime inanamıyorum benden iyisi de varmış..
28.04.2010 - Vayyyy yıllarca kandırılmışız!..
22.04.2010 - Anadolu Ateşi ve Rus güzeller
14.04.2010 - Gevrek simit yerine kuru ekmeğe talim
07.04.2010 - Playboy güzeli, senin jet-ski'de ne işin var?
31.03.2010 - Hakkınızı helal edin dostlar:)
24.03.2010 - Mesaj gereken yere gitti!..
17.03.2010 - Kadının şehvetlisi rujundan belli olur
10.03.2010 - Gazeteciler ödüllendirildi
03.03.2010 - Ben de niye IQ seviyem bu kadar düşük diyorum!..
24.02.2010 - Manşet'in yazı işleri müdürü nişanlandı
18.02.2010 - Basından bir iyi bir kötü haber
11.02.2010 - Basında ne var ne yok
03.02.2010 - TRTEMDER en iyileri belirledi
28.01.2010 - Techizatına güvenen gelsin:))
20.01.2010 - Gazeteciye ücretsiz check-up
06.01.2010 - Gazeteci de kamu görevi yapıyor
23.12.2009 - VTV'de deprem
18.12.2009 - Haftanın inenleri ve çıkanları
09.12.2009 - Martı'nın kanadı kırıldı
02.12.2009 - Milletvekilliğiniz sizin olsun!..
18.11.2009 - Basın kartı sahiplerine indirim
11.11.2009 - Yeni Yönetim seçildi
05.11.2009 - AGC?de Genel Kurul heyecanı
22.10.2009 - Türk erkeği AB?ye nasıl girer?
14.10.2009 - Avrupa olmadı, beni ancak Rusya paklar!..
24.09.2009 - Türk?ün gücünü görecekler:)
17.09.2009 - Biz ne yaparsak yapalım vatandaş doğruyu görüyor
10.09.2009 - Köşe yazarlarının yazıları babalarının malı mıdır??
03.09.2009 - Övünmelerimiz boşunaymış!..
27.08.2009 - Basından haberiniz olsun
20.08.2009 - Ne yaptıysam sizin için!
03.08.2009 - Ne varsa bizimkilerde var
15.07.2009 - Bir kobaylığımız eksikti
09.07.2009 - Basında ne var ne yok
02.07.2009 - Ben de sahil çocuğuyum!
26.06.2009 - Başarı ödüllendirildi
10.06.2009 - Spor yapacak partner aranıyor
06.06.2009 - Sigarayı neden bıraktık!
28.05.2009 - Sevinç ve hüzün bir arada
21.05.2009 - ALKIŞLAR RIZA ÖZEL’E
13.05.2009 - Ahhh ah, bu hafta da tatlıyı çok kaçırdık
30.04.2009 - Sevgi ayrılıklarla da büyür
23.04.2009 - Ödüle yarım maaş prim
16.04.2009 - Şimdi aşk zamanı!
15.04.2009 - 'Yumuşak başlıysam kim dedi uysal koyunum'
08.04.2009 - Seçim bitti beyler
02.04.2009 - Kurum para kazanırken çalışanları görmemek olmaz
26.03.2009 - Gözüm üzerinizde
12.03.2009 - Çekişme son dakikaya kadar sürer
05.03.2009 - Vakıf Çiftliğini satacak babayiğit göremiyorum
26.02.2009 - Voleci yine haklı çıktı
19.02.2009 - Seni unutmayacağız
12.02.2009 - Tarafsız gazetecilik!
06.02.2009 - Kriz basını da vurdu
29.01.2009 - Starbucks’un melekleri
22.01.2009 - Soğuk havada da hiç çapkınlık yapılmıyor!
15.01.2009 - Tim Tv hızlı başladı
08.01.2009 - Kalp ritmimizi bozan komşular
01.01.2009 - Ev alma komşu al!
25.12.2008 - Gazetecilerin canı sıkkın
18.12.2008 - Gazetecilerin canı sıkkın
03.12.2008 - Rastgele yapmayın
27.11.2008 - Hayatın tadını çıkarın
19.11.2008 - “Issız Adamlar” dikkat
13.11.2008 - Anneme ‘Başkan’ olduğumu söylemeyin
05.11.2008 - İlk kez birisi bana ‘akıllı’ diye komplimanda bulundu
30.10.2008 - Kadınları ne tip erkekler çeker?
28.10.2008 - Ve ART Nihayet Uyduya Çıktı


Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden

www.antalyagazetesi.com.tr web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyagazetesi.com.tr'nin onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.