Şikayet Kutusu


Kubilay ELDEMİRCİ

Afife Demirtaş


Ömer Güngör

Mustafa Doğan



Tayyar Ünal

Ayşegül Tezcan




Fatma AYDOĞDU



Selahattin Yetgin

Nizamettin Özmen

Mehmet Yaşar Kolağası

Selim KAZAK

Nermin Kaçar




Site İçi Arama
Arama terimlerinizi girin

Günlük Bülten

Adınız
Mail Adresiniz
 
Günlük haber bültemize kayıt olmak için e-posta adresinizi girerek abone ol düğmesine tıklayınız.

ANKET

DÖVİZ KURLARI
USD
 1.5066 YTL
EURO
 1.9334 YTL
POUND
 2.3221 YTL

Reklam Verin
 
 
 yusuf özcan
Akıncılar Göçmen mi?
29.07.2010

          1071’de Kapıları açılan coğrafyamızın vatan olmasında serdengeçti Akıncılar başı çekmiştir. Evinden, ocağından, anasından, babasından özellikle de yârinden ayrılan öncüler, rüzgâr yeleli atlarıyla dönmemek üzere hudut boylarına yürümüşlerdir. Anadolu’mun bağrından yetişen kurt bakışlı yiğitler, yüreklerindeki firakla, yurt ettikleri topraklarda ya şehit veya gazi olarak kalmışlardır. İmparatorluğun parçalanışı, ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulma sürecine değinmeyeceğim. Üzüntüm, gittiği her yeri “YURT” yapan, Uç Beylerinin neslinden gelen soydaşlarımıza, ayrımcı davranarak “GÖÇMEN” yakıştırmasının yapıştırılmasıdır. Eğer o kahramanlar olmasaydı, biz buralarda tutunamazdık. Bir de sahabenin kederlendiği vakayı bilseler sanırım kendi kendilerini ayıplarlardı. Mekkeli Ensar, Resulü Ekrem’in hicretinde, ”keşke biz de Peygamberimizle muhacir olabilseydik” diye hayıflanmışlardır. Bu bağlamda Batı Trakya Türkleri Araştırma Merkezi’nden, “Sayın Hocam, ekteki çalışmamızı saygılarımızla bilgilerinize arz ediyoruz” diye tarafıma gönderilen iletiden bazı bölümleri okuyucularımla paylaşıp şiirimle katkıda bulunmak istedim.


                             
BATTAM

  (Batı Trakya Türkleri Araştırma Merkezi)

   Yalova –Türkiye 26.07.2010

 

Türk Boyları ve Akraba Topluluklarının kültürel manada tanışmasını ve kaynaşması sağlamak amacıyla YAFEM’in düzenlemiş olduğu “13. TÜRK BOYLARI KÜLTÜR ŞÖLENİ” Yalova’da 16–22 Temmuz 2010 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Türk Dünyasından Sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik tarafından yapıldı. Açılış esnasında bir konuşma yapan Bakan Çelik “Bu buluşma eğer soydaş kardeş akraba toplulukları arasında oluyorsa ayrı zevki vardır, ayrı bir anlamı vardır. Balkanlara hükmedenlerin insanları ırkından inancından dolayı katlettiğini ifade eden Çelik, şunları söyledi: “Türk milleti büyük bir millettir. Birçok devletler kurmuş imparatorluklar kurmuş bir millettir. Sıradan bir millet değiliz biz. Köksüz bir millet değiliz, kökü olan asil bir milletiz. Biz gittiğimiz yerlere hoşgörüyü götürdük. Özgürlüğü götürdük. İnsanlığı götürdük. Herkesin insanca yaşaması anlayışını götürdük. Ama bugün dünyayı izliyorsanız bugün dünyaya hükmettiğini söyleyenler bugün balkanlara hükmedenler, binlerce 10 binlerce insanı ırkından inancından dolayı katlettiler. Geçen hafta biz Bosna’daydık. Bir gün içinde Bosna Hersek’te 10 bin kişinin nasıl katledildiğini orada gördük. Başbakanımızla orada törene katıldık. Bunlar ne adına yapıldı. Bunların insanlıkla bir ilgisi var mı? Hiçbir ilgisi yok. Çünkü insanlık oralardan çekildi. İnsanlık 780 bin kilometre içinde kaldı. 20 milyon kilometreden küçüldük de onun için o topraklarda büyük katliamlar büyük zulümler işlenmeye başladı. Sıradan bir devlet değiliz, büyük bir devletiz bunun kıymetini bilelim.

Biz oradayken çok dil vardı, çok din vardı, hepsi huzur içerisinde yaşıyorlardı. Zulmeden bir devlet olsaydık balkanlarda orta Asya’da orta doğuda Türkçeden başka dil olmazdı. İslam’dan başka din olmazdı. Biz gittik o coğrafyaya dedik ki; ‘dininizde serbestsiniz. Dilinizi konuşabilirsiniz. Özgür ortamda yaşayıp herkes inandığı gibi yaşasın’ ve bugün yaşanan hadiseleri görüyorsunuz. Son olarak şunu söylüyorum kim ne yaparsa yapsın biz ecdadımızın topraklarındaki bütün tarihi eserleri ayağa kaldırıyoruz. Orhun abidelerini, Kırım’daki zincirli medreseyi ve yüzlercesini yeniden inşa ediyoruz. Bunu da yeterli görmüyoruz. Şimdi de yurtdışı Türkler ve akraba toplulukları başkanlığını kurduk. Nerede bir vatandaşımız varsa, nerede bir soydaşımız varsa, nerede bir akraba topluluğu varsa Türkiye Cumhuriyeti onun yanında olacaktır. Bunun teminatını veriyoruz.

Dr. Özkan Hüseyin’in sunduğu “Batı Trakya Türkleri ve Atatürk” konulu tebliği;  Bu güzel çalışmalarınıza bir zemin teşkil etmesi bakımından, burada öncelikle oturumumuzun başlarında yer alan Türk Edebiyatları kavramları, bilhassa TÜRK (Türk Milleti) kelimesi üzerindeki düşüncelerimi arz ederek başlamak istiyorum.

         „TÜRK“: Türkistan’da dört bin yıl önce tarih sahnesine çıkan, üç kıta üzerinde, Avrasya’nın her çağında ve her köşesinde mühim roller oynamak ve muhtelif devletler kurmak suretiyle, binlerce yıllık bir tarih ve medeniyetin yaratıcısı olan; hepimizin mensup olduğu bir milletin adıdır.  

         Türkler, ekonomik ve demografik şartlar veya ağır dış baskılar karşısında milli kimliklerini ve istiklallerini korumak, insanlar arasında eşitliğe ve adalete dayalı bir yönetim kurmak amacıyla, Pekin’den Viyana’ya kadar uzanan geniş bir coğrafya üzerinde muhtelif devirlerde birçok devletler kurmuşlardır.

         “Türklerin kurduğu devletlerin farklı adlar taşıması, bazen devlet kurucusu şahıs veya şahsın mensup olduğu boy adıyla anılması tarihte görülmüştür. İktidar kimin elindeyse devlet o şahsın veya o boyun adıyla anılır. İktidar el değiştirince

Devletin adı da değişir. Ancak, töre, dil ve din hep aynı olmuştur.

         Türkiye Cumhuriyeti, Sovyet Rusya’sı dağılıncaya kadar tek Türk Cumhuriyeti idi. 21. yüz yılın eşiğinde K.K.T.C. Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri kurulmuştur. Yenidünya düzeni ile beraber gözlediğimiz gelişmeler, tarihi oluşum, Türk kelimesini de yeniden hakiki muhtevasına kavuşturmaktadır. Gerçekten bugün, Türk denilince sadece Türkiye Türkleri değil, aynı kökten gelen, aynı dili veya bu dilin muhtelif lehçelerini ve ağızlarını konuşan, mevcut yedi bağımsız Türk Cumhuriyetinde ve birçok ülkede farklı statüler altında yaşayan 220 milyonluk bir millet, Türk Milleti anlaşılmaktadır. Batı Trakya Türkleri,  24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşmasıyla mübadele dışı tutularak Yunanistan sınırları içinde bırakılmış önemli bir Türk Topluluğudur.  Batı Trakya Türklerine azınlık statüsü tanıyan bu anlaşmanın 37–45. Maddeleri birçok haklar tanınmıştır. Bu hakların bir kısmı sıra gelmiş uygulanmış, bir kısmı da rafa kaldırılmıştır. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginliklerin faturası hep Batı Trakya Türklerine çıkarılmıştır. Buna rağmen, Batı Trakya Türkleri her zaman (Garantör ülkeleri olan Anavatan)Türkiye’nin yanında yer almışlardır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti’nin ( Anavatanlarının ) sayesinde kendilerini güvencede hissetmektedirler. Batı Trakya Türkleri, yaşadıkları ülkede Yunan yasalarına göre hareket etmektedirler. Ayrıca, Türkiye Cumhuriyeti niteliklerine ve Atatürk ilkelerine de devamlı bir şekilde bağlı kalmışlardır. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti Batı Trakya Türklerinin garantör ülkesidir. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olan Atatürk Batı Trakyalıların hemşerisidir. Batı Trakya Türkleri Atatürk’ün de kendileri gibi Rumeli TÜRK’ü olduğunu, bugün Yunanistan sınırları içerisinde kalan Selanik’te doğmuş olmasını bir övünç kaynağı olarak kabul etmektedirler. ATATÜRK doğma büyüme BALKANLI’dır – MAKEDONYALI’dır. Bir Konyalı’ya, bir Bursalı’ya ve bir İzmirli’ye göre, daha çok bizim hemşerimizdir. En az onlar kadar sahip çıkmak, bizim hakkımızdır. Batı Trakya Türkleri ATATÜRK’ÜN hemşerisi olmaktan gurur duymaktadırlar.

         Sonuç olarak inanıyoruz ki, Dünya Türklüğü’nün gözbebeği Aziz Türkiye Cumhuriyeti’nin 2010 yılında geldiği göğüs kabartan manzarası, Batı Trakya Türklerinin güven duygusunu daha da artırmaktadır. Eğitim, kültür, sanayi, ekonomi, siyasi ve askeri alanlarda daha da ileriye giderek 21. Yüzyılın hatırı sayılır birkaç dünya ülkesinden biri olması dileğimizi burada tekrar diliyoruz. Kendilerini, iki binli yıllara damgasını vuracak TÜRK DÜNYASININ ayrılmaz parçası olarak gören Batı Trakya Türkleri, haklı davasında kardeşlik ve dayanışma duyguları içinde her zaman ve her yerde, hangi şartlarda olursa olsun yok olmayacak ve varlığını sürdürecektir”

 

Biz milletiz

 

Anadolu anamdır, aziz vatanım benim

“Çanakkale Geçilmez” yazdı destanım benim

Atatürk’üm daima, Başkomutanım benim

 

Albayrağa nakşolan, hilalin halesiyim

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

Maraş’ta Sütçü İmam, Erzincan’da Dedem var

Soğanlı’da Bardız’da emmim dayım edem var

Sarıkamış Dağı’nda yüz binlerce çiğdem var   

 

Yurduma göz dikenin başının belasıyım

Nerde bir Türk yaşarsa ben onun kölesiyim

 

Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş Veli’yim

Uluğ Bey, İbn-i Sina, Yesevi’nin diliyim

Hazar’ı kucaklayan, Şehriyar’ın iliyim

 

Gurbetteki vatanın, candaki sılasıyım

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

Devletler ayrı olsun, soyumuz birdir bizim

Oğuzlar’dan geliriz, Boy’umuz birdir bizim

Türkü, ağıt, destanlar, toyumuz birdir bizim

 

Düşmana göğüs geren, Kerkük’ün kalesiyim

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

El Esker’in elinde, Karacoğlan sazıyım

Ahıska’da ağıdım, Karabağ’da sızıyım

Türkmenistan yiğidi, Özbekistan kızıyım

 

Kazak, Tatar Çeçen”in, gözünün elasıyım

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

Balkanlar gardaşımdır, Kırım benim öz yârim

Taşkent, Bişkek, Buhara, benim ata diyarım

Almaata çağırsa, Bozoklar’dan duyarım

 

Karabağlı ananın, tükenmez çilesiyim

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

Ankara’dan Bakü’ye, selam veren elim ben

Turfanda’da açılan, yediveren gülüm ben

Bir kıbleye yönelen, bir konuşan dilim ben

 

Camilerde ezanım, hürriyet salasıyım

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim

 

Köroğlu’yum Manas’ım, Orhun’daki taşım ben

Dedem Korkut Boy’lasın, Türkmen Bey’i başım ben

Afif olan millete, Akif ile marşım ben

 

Akdeniz’de Barboros, kaptanın âlâsıyım

Nerde bir Türk yaşarsa ben onun kölesiyim

 

Ulubatlı Hasan’ım, Osman Batur Şamil’im

Timur’un türbedarı, aksakallı kâmilim

Çarların rüyasıyım, Nuri Paşa, Cemil’im

 

Rüzgârlarla yarışan, atların yelesiyim

Nerde bir Türk yaşarsa ben onun kölesiyim

 

Bir tarlanın ekini, bir çınarın dalıyız

Kanımızın rengi var, albayrağın alıyız

Yediden yetmişine, vatana sevdalıyız

 

Yavru Vatan Özcan’ım, ben onun balasıyım

Nerde bir Türk yaşarsa, ben onun kölesiyim.

 

 

 

 

 



Bu Makale için Yazılan Yorumlar

Makaleye Yorum Yaz
Adınız Soyadınız
E-Mail Adresiniz
Yorumunuz
   
 

Web sitemiz, yorum ekleyen kişiye ait ip adresi, e-posta adresi ve ad-soyad bilgilerini saklama ve resmi makamlarca istenildiği takdirde bu bilgileri yorumcu onayı alınmaksızın iletme hakkına sahiptir.
Yazarın Geçmiş Tarihli Makaleleri
29.08.2010 - Boyunu uzatırken tadını kaçırmayın!
26.08.2010 - La havle ve la kuvvet
22.08.2010 - Müslümanlık inceliktir öncelikle insana!
19.08.2010 - Dertler sürü, ben çobanım
15.08.2010 - Menfaat varsa merhamet yoktur
12.08.2010 - Ramazan geldi
08.08.2010 - Ayşa Kız
05.08.2010 - Çakma şairler
01.08.2010 - Ellere imrenen mahlûklara döndük
29.07.2010 - Akıncılar Göçmen mi?
26.07.2010 - Yargısız infazsız sanık türküler
25.07.2010 - Eşitlik ilkesinde bencillik yoktur
18.07.2010 - Muska yazdık itine
17.07.2010 - Dengi dengine
11.07.2010 - Hüseyin Dede
09.07.2010 - Adaletsiz teraziler
01.07.2010 - Allah kahretsin!
27.06.2010 - Adam sandık densizi!
24.06.2010 - Farelerin kahpeliği
13.06.2010 - Can tene misafirdir
10.06.2010 - Yürek sesleri maniler
06.06.2010 - Zengin yer sütlaç, yoksul yer bulamaç
04.06.2010 - Lopçular
30.05.2010 - Anlayana
27.05.2010 - Kadını köle bilen zihniyet
23.05.2010 - At tepişir eşek ölür
21.05.2010 - Kuluçka makinesi mübarek
17.05.2010 - Tahtalıköy tacirleri
14.05.2010 - İlkel “BEN” davası
09.05.2010 - Sicili bozulsun istemem
07.05.2010 - Hani nerede Köroğlu, nerede Mustafa Bey?
02.05.2010 - Ölüm hak yaşamak acı
29.04.2010 - Elleri boş dilleri dolu
25.04.2010 - Kartal ile şahin
22.04.2010 - Emanetle gerdeğe girenler
18.04.2010 - Karakteri kuruşluklar
15.04.2010 - Sürüngenle bukalemun arası
11.04.2010 - Hürriyetim zürriyetimden evladır
04.04.2010 - Köy yerinde kızına, şehirde oğluna sahip ol
01.04.2010 - Alkızı
28.03.2010 - Adamlıktan istifa edeceğim
25.03.2010 - Şükürsüzler sıralanmış masaya
21.03.2010 - Yunus olup Mevlana’ca Yaradan’a yürümektir şiir
18.03.2010 - Gel benim derdimi Nevruz’da dinle
14.03.2010 - Kepez kurmayları
12.03.2010 - Ölüme davetiye
07.03.2010 - Teneşire yalnızca yel borcu kalmış bunaklar
04.03.2010 - Terlemeden derleyenler
28.02.2010 - Çıkar ağzındaki baklayı
25.02.2010 - İşte Türk Hamamı
22.02.2010 - Ana(dolu)
18.02.2010 - Eğriye doğru, kötüye iyi, hama olmuş, çiğe pişmiş
14.02.2010 - Kertenkele kadar olamıyoruz
11.02.2010 - Kuyruklu kumaştan biz ne anlarız
07.02.2010 - Yoksul cömertler
01.02.2010 - müdür olalı yürüyüşü bile değişti
28.01.2010 - Gizli buluşan aşikâr doğurur
25.01.2010 - Ekmek gıcırtısı
22.01.2010 - Cukkanın yanında rakı
17.01.2010 - Kültürel yozlaşma
15.01.2010 - Adsız Ozanlar
12.01.2010 - İki verdi, beş aldı
05.01.2010 - Dediğini tutma
02.01.2010 - Merhaba canların cemine
27.12.2009 - Türküler konuşurken susmak gerekir
25.12.2009 - Yozgat?ın takısı zümrüt ?Çamlık?
20.12.2009 - ?Dünle beraber gitti düne ait ne varsa?.
17.12.2009 - Alışkanlık çok yaman hocadır
13.12.2009 - Herkes olmayanı diler
10.12.2009 - Göz görünce gönül katlanmıyor
07.12.2009 - Demircinin elinde kir, şairin dilinde şiir güzeldir
03.12.2009 - Bal beğenmez yemeye, turp ister geğirmeye
22.11.2009 - Kınası aklımda solan bayramlar
19.11.2009 - AKM' deki Sarıkamış Sergisi Sükûtu hayali
12.11.2009 - Key?imizi ödeyin gayri
08.11.2009 - Apışan sebzeler
05.11.2009 - Arka ayağınla kulağını kaşıma!
01.11.2009 - Keşke Atam sağ olsaydı
29.10.2009 - Sevincimi vurmayın!
26.10.2009 - Şehitler hesap sorar
22.10.2009 - Önce doyuracaksın, sonra buyuracaksın!
18.10.2009 - Küpeli kazanda fokurdayanlar
15.10.2009 - ?Öğretmenim, ben subay olacağım?
08.10.2009 - Önce eşeğini sağlam kazığa bağla
04.10.2009 - Hayvanların alacası dışta, insanlarınsa içtedir
01.10.2009 - Dünya kentinde vatandaş dokuz doğur(tul)uyor!
24.09.2009 - Garibin gücü intizara, şairin şiire yeter ancak
17.09.2009 - Kapısını kilitleyip bavulunu alan sıvışıyor
13.09.2009 - Dindışı saçmalıklar
10.09.2009 - Acı tacirleri
06.09.2009 - Şiirler yaralı, türküler dertli, ağıtlar hasta
03.09.2009 - İt Hastalığı
30.08.2009 - Tok açın halinden anlamaz
27.08.2009 - Üzmezler'in, Kalkancılar'ın saklı sürümleri
24.08.2009 - Ne umun, ne de küsün
20.08.2009 - İt olma vakti
17.08.2009 - Hakan Tütüncü sayesinde insana yakışır çevre
14.08.2009 - Bu ?Çizgi? başka
09.08.2009 - "Bizim oğlan mahkemeye karşı geldi, sonuç: Astılar!"
06.08.2009 - Loğ taşına döndük
02.08.2009 - "ohhhh öldüm!"
30.07.2009 - Al bir selam ver merhaba
19.07.2009 - Kuyruk acısı
16.07.2009 - Kötü kabak döllü olur
12.07.2009 - Karanlığın duvarına aynı şiiri okuduk
10.07.2009 - Meseller sustu, dörtlükler konuştu bugün
05.07.2009 - Aslını inkâr edenin nesli gevşek olur
02.07.2009 - Yozgatlı Hüznî Baba
28.06.2009 - Vatanını seven, şehitlerine yanan herkes okusun
26.06.2009 - "hem don olacaksın, hem de tene değmeyeceksin"
18.06.2009 - "Uçsa da kuş değil"
15.06.2009 - Seninkine de belleteyim!
11.06.2009 - Tıstan
08.06.2009 - Mevla'nın işine bir kez karıştım
06.06.2009 - Her hıyara tuz olma!
29.05.2009 - Ön teker
25.05.2009 - İbibikler
21.05.2009 - Yürek soğutanlar
18.05.2009 - Kokuşmuşluğun borazancıları
15.05.2009 - Kıyakçı
10.05.2009 - Ben anama kurban olam
08.05.2009 - “Tekerleğim döner gazla, bana alkol niye fazla”
04.05.2009 - Kandırıkçılar
30.04.2009 - Kene destanı
26.04.2009 - Ömür boyu taşıyacağını, yorulana dek aramalısın
24.04.2009 - “Mustafa Kemal’in kağnısı”
20.04.2009 - Kösele suratlar
17.04.2009 - İbrikçibaşı
13.04.2009 - Kanaat nefse yulardır
09.04.2009 - Bugün de şiir olsun…
07.04.2009 - Ergenekon Destanı
03.04.2009 - Mayası bozuklar cinsine çeker
30.03.2009 - Hilalim gül açar başkan gelince
26.03.2009 - Silkeleyin de kurtulalım artık!
22.03.2009 - Adsız Ozanlar
20.03.2009 - Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir olsa da çulu!
15.03.2009 - Evvel zaman içinde
12.03.2009 - Keşke ölmeden dayım kadar kalabilseydim
09.03.2009 - Düpedüz bizden!
07.03.2009 - Kadın ister vezir, isterse rezil eder
04.03.2009 - Kuşun biri!
27.02.2009 - Ben demezsem siz hiç demezsiniz!
24.02.2009 - İlk cemre çocukların yüreğine düşer
19.02.2009 - Taklacılar!
16.02.2009 - Sizi selamlıyorum komutanım!
13.02.2009 - Sevdalıların gününü tarihleyelim
09.02.2009 - Türkmen geleneğidir
06.02.2009 - Düşünün:
02.02.2009 - Taş gediğinde!
29.01.2009 - Hadi işiniz rast gelsin!
26.01.2009 - “Geri dur hele, biraz da biz ölelim!”
22.01.2009 - Kendi daranızı alın, çünkü tartılacaksınız!
19.01.2009 - Ağanın eli tutulmaz, akçeyle satılmaz
15.01.2009 - Vay kahpe arılılar vay!
11.01.2009 - Başkasının namusunu çalan, kendi namusunu yitirir
08.01.2009 - Onurlu yoksullar
04.01.2009 - Gittikçe yozlaşıyoruz
01.01.2009 - Aman Noel Baba küsmesin!
28.12.2008 - Bazen Han, bazen Sultan’dır Anadolu kadını
25.12.2008 - Yaşarken kıymet bilmek
22.12.2008 - “…….Ne zaman bir köy türküsü duysam, şairliğimden utanırım".
18.12.2008 - BEYAZ ACI
14.12.2008 - Hacizli veliler hangi kumbarayı alsın çocuğuna?
10.12.2008 - Tarih boyunca çok it salyasını akıttı bu topraklar için!
04.12.2008 - Bayramlık dilenciler!
30.11.2008 - Başı belli olan çayırda ayaklar nafile güreşir!
27.11.2008 - Veren el, alan elden üstündür
23.11.2008 - SEYDİYAR
20.11.2008 - Asil hissiyata talip olanlar…..
13.11.2008 - YETER Kİ MUTLULUK OLSUN
09.11.2008 - KEŞKE ATAM SAĞ OLSAYDI
05.11.2008 - Mendilimde güloya
01.11.2008 - HAZIRLOP
29.10.2008 - İtimadın hilesi


Ana Sayfa | Seri İlanlar | Reklam Programı | Önemli Linkler | Şiir Köşesi | İletişim | Künye | Editörden

www.antalyagazetesi.com.tr web sitemizde yer alana yazılı ve görsel içeriğin tüm hakları saklıdır.
www.antalyagazetesi.com.tr'nin onayı olmadan bu içeriklerin kopyalanması, yeniden yayınlanması veya yeniden dağıtılması yasaktır.